Broş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Broş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Temmuz 2012 Cuma


Gelin çiçeklerin sonsuzluğunda top şeklinde, hafif uzun sapı olanları pek beğendim. Hatta beğenmekle kalmayıp, güzel bir detay da yakaladım. 

17 Nisan 2012 Salı



Çekirdek ailemizin en küçüğü, dedemin Türkan Şoray torunu, babasının Seco'su, ablasının Sel'i, annesinin Kara K...'nı, çekirdek ailemizin en küçüğünün (!) doğum gününü kutlamak için Limonata sonrası 45'lik yaptık.

1 Kasım 2009 Pazar

Teyzemin çok uzun zamandır ucu gösterişli birkaç kolye istemişti. Takıcıları gezsem de içime sinen bir uç bulamadım.Sonunda kendim yapmaya karar verdim.

Kalın mukavvadan dikdörtgen kestim,
Aldim elime iğne ipliği siyah kumaşa gelişi güzel boncukları diktim.
Bu kumaşla da dikdörtgen parçamı silikon tabancası ile kapladım.


ilk yaptığım kolye çok hoşuma gidince bir kaçtane daha yaptım.
Aynı işlemi diğerleri içinde uyguladım







Üzerindeki YUSUFÇUK figürünü belkı hatırlarsınız,
Sanırım 1 sene öncesine kadar varolan MİRAYIN DEFTERİ adlı blog vardı, ( Şuanda blog kapatılmış :(() Orada çok güzel bir şekilde açıklanmıştı. Kum boncuklar ve çicek teli ile yapmıştım . 1seneden beri yeşil rengi ve başka renkleri beni beklemekteler.Broş yapmayı düşünüyordum ama teyzemin şanşıymış ::)











TEGV de astromoni eğitimine giren seco'ya













MİRAYIN DEFTERİ' nde gördüğüm yusufçuğun pembe-beyazı










Teyzeme yaptığımı kolyeyi beğenince seco'ya da yaptım ama o kolye derisini kesip taç olarak kullanmak istedi.




kolyeleri bitirdikten sonra şöyle bir karşıdan baktım :))))

EDOŞ ve BİLUŞ 'un buna benzer çok çalışmaları olmuştu

edoş için buraya
biluş için buraya

Aylar öncesi yayınlamışlardı,
Arkadaşlar kesinlike taklit değil yalnızca Eğitim Bilimlerinde (kpss çalışanlar bilir) GİZİL
ÖGRENME vardır. (Farkına varmadan öğrenme , bir süre sonra bir anda farkedersin öğrendiğini) Gizil öğrenme olmuş bende...
BUARADA ACAYİP EĞLENCELİ :)BENCE DENEYİN :))))
MUTLU PAZARLARR

12 Eylül 2009 Cumartesi

......

Acımak yeni doğmuş bir çocuk olur, çırılçıplak,
Kasırganın yelesine sarılmış,
Ya da bir melek, görülmez atlarına binmiş göklerin,
Ve gider dört bir yana haber verir
Bu yürekler acısı cinayeti,
Göz yaşı savrulur esen yellerde.
Sebep yok onu öldürmem için,
Beni mahmuzlayan tek şey, kendi yükselme hırsım;
O da bir atlayış atlıyor ki atın üstüne
Öbür tarafa düşüyor, eğerde duracak yerde.

MACBETH/William Shakespeare










Seco'ya staj için kestiğim yeşil elbiseye uygun yeşil ip bulamayınca birden dikişten sıkıldığımı anladım. {Ben niye bir iş yaparken kendimi bu kadar çok kasıyorum anlamıyorum. Neyse bu diğer postun konusu :S } Topladım kumaş, iğne ,iplik vs.. Açtım ilk göz ağrım olan takı tezgahımı. Çoktandır takı yapmıyordum, özlemişim baya boncuklarımı ,kerpetenimi, zincirlerimi...




Elimde takıya dair ne malzemelerim var onları bile unutmuşum. Bakınırken ALTIN MASKEYİ buldum.

Seneler seneler önce biz daha minicikken Eminönü'nün daracık ama büyük sokaklarını keşfetmeye çalışırken aldığımız MASKE. Gördüğüm gibi kesinlikle benim tiyatrocu kardeşim Selocan'ın olmalı dedim. Gerçekten çok kaliteliymiş ki yıllardır poşet içinde duruyor ve tek bir kararma ibaresi yok !!!

Baştan yine aynı magazadan aldığımı hatırladığım altın zincirle bişeyler yapıcaktım ama çok kapattı . Maske ön planda olmalı diye düşündüm. Aslında adetim değildir takılarımda çok kullanmaya alışkın olmadığım fisto, kurdela ve dantel kullandım bu sefer. Bitince gördüm ki broşta olabilir ama Selocan kolye olarak kullanmak istedi. Kullandıkça da beni anar :)))