Kırmızı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kırmızı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2010 Salı


Kırmızı şifon kumaşımdan günlük elbise dikmiştim.
Sonra vazgeçtim kumsalda giydim :)
BEACHWEAR oldu :( ing özentiliğine inat ):
Yaka kısmına gelince tek kat fırfır çektim,
Yine arta kalan kumaşları atmıyoruz,
Düğüm atıp yakamıza dikiyoruz.
Biz deniz kabuklarımı toplarken , o da bir güzel uçuyor yakamızda...
Bu postu hazırlarken bana eşlik eden şarkı
SEZEN AKSU - BENİ KATAGORİZE ETME
BUYRUN tıklayın DİNLEYİN..
(bugün kaçkere dinlediğimi hatırlamıyorumm :PPP)
....
Matematiklaştirme beni çarpma, bölme
Toplama, çıkarma sakın beni hesaplaştırma
Mekanikleştirme beni otomatiklaştirme
Yarıştırma sakınonla bunla karşılaştırma

Ben seni öyle sevdim öyle sevdim
Ben seni öyle sevdim böyle mi sevdim
.....

IMG_2527

IMG_2528

IMG_2531

IMG_2545



IMG_2555

IMG_2543

29 Ekim 2009 Perşembe

Ben geldim huhuhuhuh

1gün 24 saat ten fazla olabilir mi acaba? Yoğun geçiyor günler, hareketlilik iyidir gerçi ama bazı şeylerden feragatlik etmek zorundayım o da maalesef blog oluyor, fotoğraf çekmek yazı yazmak en önemlisi nete girmek bazen çok zor geliyor. İşimi bitirip cup yatağa …

Uyku gibisi yok:))

Dolap toplama hastası olan ben, bazamın altını düzeltirken düz bir tshirt buldum, bizim kırtasiye dükkanı varken promosyon olarak vermiş mürekkep firması annemde poşetiyle atmış kenara…

Gel bakalım elime bebeğim dedim






Yakasını biraz oydum siyah biye geçtim

Kollar dâhil olmak üzere azcık daraltım, kol kenarlarını ve etek ucunu dikemedim, penyenin kendisi dönsün istedim

Üzerine de siyah kırmızı ve kottan fiyonklar yaptım diktim ,

(kot fiyonklar yıkandıktan sonra azcık kendinden geçtiler ama daha güzel oldular sankim)





t-shirt ve kot : sezgi
kemer: bakırköy pazarı
elimdeki ruj :)
ceket : mango

12 Eylül 2009 Cumartesi

......

Acımak yeni doğmuş bir çocuk olur, çırılçıplak,
Kasırganın yelesine sarılmış,
Ya da bir melek, görülmez atlarına binmiş göklerin,
Ve gider dört bir yana haber verir
Bu yürekler acısı cinayeti,
Göz yaşı savrulur esen yellerde.
Sebep yok onu öldürmem için,
Beni mahmuzlayan tek şey, kendi yükselme hırsım;
O da bir atlayış atlıyor ki atın üstüne
Öbür tarafa düşüyor, eğerde duracak yerde.

MACBETH/William Shakespeare










Seco'ya staj için kestiğim yeşil elbiseye uygun yeşil ip bulamayınca birden dikişten sıkıldığımı anladım. {Ben niye bir iş yaparken kendimi bu kadar çok kasıyorum anlamıyorum. Neyse bu diğer postun konusu :S } Topladım kumaş, iğne ,iplik vs.. Açtım ilk göz ağrım olan takı tezgahımı. Çoktandır takı yapmıyordum, özlemişim baya boncuklarımı ,kerpetenimi, zincirlerimi...




Elimde takıya dair ne malzemelerim var onları bile unutmuşum. Bakınırken ALTIN MASKEYİ buldum.

Seneler seneler önce biz daha minicikken Eminönü'nün daracık ama büyük sokaklarını keşfetmeye çalışırken aldığımız MASKE. Gördüğüm gibi kesinlikle benim tiyatrocu kardeşim Selocan'ın olmalı dedim. Gerçekten çok kaliteliymiş ki yıllardır poşet içinde duruyor ve tek bir kararma ibaresi yok !!!

Baştan yine aynı magazadan aldığımı hatırladığım altın zincirle bişeyler yapıcaktım ama çok kapattı . Maske ön planda olmalı diye düşündüm. Aslında adetim değildir takılarımda çok kullanmaya alışkın olmadığım fisto, kurdela ve dantel kullandım bu sefer. Bitince gördüm ki broşta olabilir ama Selocan kolye olarak kullanmak istedi. Kullandıkça da beni anar :)))




9 Eylül 2009 Çarşamba

Mart - Haziran arasında hemen hemen her gün gidip geldiğim yollarda yazdan kalma zamanların birinde şu an bildiğim kadarıyla 33 can hayatını kaybediyor. Millet kamyonlardan dökülen malları talan ediyor, talan ettikleri malları evlerine götürmek için taksi çağırıyor. Ne kadar acı...Bence bu manzara ile 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİyiz cidden...


Bu yazımda bahsettiğim Füme Saten elbiseyi bayağı oldu bitirdim ama bir türlü

giyemedim.Aslında yine giyemedim. Çünkü giydiğim gün acayip yağmur vardı. Fotoğraflarda

görüceğiniz üzere hafiften ıslandı elbisem. Neyse artık çalışmaya başlayınca bol bol

giyerim. Çünkü hem çok rahat, hem şık, hem de okul için mütevazi bir elbise oldu. Kış versiyonu

için uzun kollu yapmayı düşünüyorum.






{ Malesef yolları yapınca ,tamamlayamama gibi bir zevkleri oluyor sanırım, belediyenin..Kaldırım yapacağım diye 2 sene önce herkesin bahçesini , balkonunu yıktırdılar. Ama KALDIRIM yok...O yüzden çamur deryası içinde yüzüyoruz. }

Başlangıçta hangi renk ayakkabı ve çanta ile giyebileceğime karar veremedim, siyah olmazdı.

Çok kapatır diye..Kırmızılarla kombinledim. Yeterince ben burdayım dediği için kolye ,

küpe ..vs kullanmadım.






Bu elbiseye başladığım zaman burdadan bir model beğenmiştim ama sonra vazgeçtim. Yani

yine kalıp yok, yalnızca evdeki bir elbisemi yatırdım kumaşın üzerine çizdim. Tabii kalıpsız

çalışınca azcık kumaşlar ziyan olabiliyor ama onuda en aza indirmek üzere baya matematik

yapıyorum.

Kollarımı açtım ki yarasa ve pratik kol kesimimi görmenizi istedim :) Bu kola takmış

durumdayım, Viscon Elbise'de de aynı kol şeklini kullandım.











Geçen sene çalışmaya başlayınca annemin hayali üzerine gri takım içine kırmızı gömlek ve bu

gördüğünüz ayakkabı-çanta takımını almıştık. Beni bu şekilde hayal etmiş canım Anneciğim :P

Kırmızı çantamı ve ayakkabımı : Geçen sene KOTON'dan almıştım.

Kemer: Bakırköy pazarından.