Kurdela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurdela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2012 Cuma




Takvimlerin baharı gösterdiği fakat havanın hala kışa olan sevdası yüzünden bahar temizliği moduna bir türlü giremedim. Gardırop, ayakkabılar, çizmeler, kaşeler olduğu gibi duruyor.

 Bu sıralar başında uzun mesai harcadığım bilgisayarımdan ise güzel haberler var. Ne taslaklar hazırlayıp bırakmışım, öyle unutulmuş gitmiş. Hepsini paylaşma zamanı. Öncelikle fotoğraf/ görselden çökecek olan zavallı emektar için, acilen postlar hazırlanıp, taslaklara kaydediyorum. 

Yine o taslaklardan DIY Fikirleri 1- 2 -3 yazılarımdan sonra DIY Fikirleri-4 {Kapı Süsleri}'de hazır. Okunmayı bekler sevgili okur. Ben de bilmem kaçıncı beklettiğim taslaklarımı düzenleyip, yazıya çeviremeye gidiyorum:)



Vintage havasındaki bu kapı süsüne bayıldım. Tam olarak beni ifade ediyor. Her ne kadar dışarı çok yansıtmasam da 2.ruhum, bir parçam bu gün Vintage sayılabilecek bir devirde yaşıyor.

Gül, dantel, inci, seramik minik çay takımı. 

(En kısa zamanda yapılacaklar listesine eklendi.)


2 Nisan 2012 Pazartesi




Bu yazımda 1.sini, bu yazımda ise 2.sini paylaştığım DIY fikirleri başlıklı yazımızın 3.süne gelmiş bulunmaktayız.

Bakalım bu sefer neler neler birikmiş...

6 Ocak 2011 Perşembe

14 Aralık doğum günüm olması sebebiyle birçok kez pasta üfledim :)))Pasta üfleme seronomisinin , üniversite ayağında pasta üfledikten sonra öğrendim ki  sınıfta birbirne çok yakın tarihlerde  3 kişinin  daha doğum günü var.


Eve gelince,  doğum günümün olduğu gece, evde pasta üfleme seronomisinden sonra oturdum dikiş makinesinin başına elimde olan siyah triko kumaştan atkılar hazırladım. Siyah trikonun kenarlarını kıvırıp makine çektikten sonra arkadaşların bende bıraktığı etkiye göre süslemeler yaptım...


1.Foto : Silikon tabancasını kullanarak elime geçen fisto, kurdele, sıra pullardan bu tarz bir süs yaptım.


2.Foto : Astar kumaşının ateşe tutup büzülmesini  sağlayarak gül yapıp, ortasına taş yapıştırdım.


3. Foto :Mavi örgü atkıyı ise hazır bir şekilde kumaşçılardan almıştım. Yıkayıp, hafif ütüledikten sonra  üzerine lacivert fistodan minik çicekler yapıp  diktim. 


Hediyelerini hiç ummadıkları anda alan arkadaşlarım pek bir sevindi :))Onlar sevinince bende pek çok sevindim tabii ki :))


ps: Fotoğraflar  gecenin çok geç saatlerinde   yatağımın , hatta yorganımın üzerinde gözlerimin kapanmasına 1snye kala çekilmiştir...

23 Eylül 2010 Perşembe

Sitemize bir minik melek geldi. Adı Toprak ♥♥♥

Hoşgeldin
Toprak demek için ziyarette bulunduğumuzda bize 2 lavanta kokulu batik hediye etti.

Batikleri görünce hazır zannettim fakat öğrendim ki
Toprak'ın süper babaannesinin elinden çıkmış bu sevimli batikler. Görmüş başka bir bebekte hazırını, ben yaparım bunu demiş. Varolan fikri geliştirip kendine has yorumlamış..




IMG_3093


1- Hazır olarak bir pakette 100 tane satılan tüllerden alıp içlerine 1 tutam lavanta koyup (şeker de konulabilir) minik kurdela ile bağlıyoruz ( inceliğe bakar mısınız herhangi bir iple bile bağlanabilirdi...)

2-Batiklerimizi örüyoruz.(yakın resimlerini özellikle yayınladım, örnek çıkarabilirsiniz)

3- Batiklerin kurdelelarını geçirmeyi unutmuyoruz.

4- Batiklerin uç kısmı boş kalmasın diye pamukla dolgun hale getiriyoruz.


cats

5- Lavanta kesemizi batiklerin içine koyup kurdela ile bağladıktan sonra

6- Adımızı yazıp nazar boncuğumuzuda taktık mı :)))

7-Bitmedi...Silikon tabancası yada herhangi bir yapıştırıcı yardımı ile mangnetimizi yapıştırıyoruzz..

İşte şimdi minik doğum batiklerimizz hazır :))))

İsterseniz kızlar için fix renk: pembe :) veya rengarenk yapabilir,üzerlerini farklı şekillerde süsleyebilirsiniz..

Yaratıcılıkta sınır YOK :)) Yeter ki isteyelim...

KUCAK DOLUSU MİNİK KALPLERR



catsss

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Burada bahsettiğim Nişana geç katılacağımı ve takı töreninide bulunamayacağımı bildiğim için ,hediyemi güzel bir mektupla eşliğinde sunmak istedim.

Zarfın üzerindekiler, nikah şekerinden çıkma süs , birparça kurdela ...vs gibi etraftan toplanmış malzemeler ve tabii kii SİLİKON TABANCASI :)))


(ismimin başındaki sedef düğme anneannemin düğme torbasından , sanırım vintage)



4 Haziran 2010 Cuma

Seco ile Tekira Moda Günleri adlı etkinlik içinde yer alan NUR TOKAY ile ŞAPKA TASARIM ATÖLYESİ 'ne uça uça katıldık.
Nur Tokay' ın seçimi ile 1. olduk:))) yuppiiii:)))
(beyaz hasır şapka ve kıyafetim tamamıyla tesadüftür,
..ama güzeldiR tesadüfler benim hayatımda:)
TEŞEKKÜRLER)









1.olan şapkamız sezgi ve seco:)))













7 Mart 2010 Pazar

Merhaba arkadaşlar ,

Uzun bir aradan sonra kısa yazımlar karsınızdayım...

Okuldaki süslü öğrencilerimin hamarat annelerinin marifetleri bu kalemlikler,

Başka okullarda barbie, wings kızları ,High school furyası varken , bizimkilerde de örgü modası mevcut:)

EEE kimin öğrencileri :)))

İYİ PAZARLAR

















23 Kasım 2009 Pazartesi


SAWUBONA SEZGİ, HALA SEZGİ, MBOTE SEZGİ :)))))

SELAM MİLLET

Şu FLİCKR'in beni her girdiğimde farklı selamlamasına hayranım, flickr bile kendini yeniliyor her saniye, ya SİZ ?

100Puanlık uzmanlık sorusu ????

Ne kadar değer veriyorsunuz kendinize, ne kadar yeniliyor, ne kadar kabuklarınızdan çıkıyorsunuz?

Çıkmayan varsa çık çık çabuk, kendini en iyi hissettiğin kıyafeti ( 500 kerede giysen de)geçir sırtına, git birini mutlu et :)))) ya da hiç yapmadığım "OOHHH NOOO! BEN YAPAMAM!" dediğin bir şeyi yap......İşe yarıyor denedim :)))

Yahu ben niye çok geç keşfettim şu tayt olayını,
Tamam, yuh der gibisiniz ama sevmiyordum sebebini bilmeden.
Sonunda 'tamam bir kaç tane alıp deneceğim' dedim ve ayağımdan çıkarmaz oldum.
Çok rahatmış, bulmuşken bir tane leopar , bir de batik desenli aldım..
Şimdi uzun usturuplu tunikler dikmekte sıra..
Değişik kombinler deniyorum bakalım ...

Genelde topuklu ayakkabı kullanıcısı olan ben, bu yıl çalıştığım okulun büyüklüğüne dayanamayıp 'Tamam kabul, düz bir şeyler bakıyım' derken bu çizmeleri aldım. Her yerde var ama çok rahatlar...Arkasında siyah kurdeleden fiyonk var, çıkardım onu çorap rengime göre renk renk fiyonk takıyorum.



PONPON Kolyemi üniversitedeyken yapmıştım, hatta bir ara takılarımı satarken bu modelden 3-4 tane yapıp satmıştım. Yalnız tam çıkmamış yakamın altında kalmış, gri ponponları da var aslında.
Şal veya atkı hep karıştırırım bu ikiliyi.. Herneyse... Geçen sene bu kumaşı almıştım. YELEK yapacaktım ama küçük geldi bende kumaştan 3 kişiye atkı çıkarmıştım... burda yazmışım hatta ...Gördüğünüz üzre ucuna kalın dantel geçince çok değişik bir hava kattı. Beyaz ya da sıklemen dantelde geçilebilir....Ya da saks mavisi...
Artık düz renkler ya da renk uyumuna çok dikkat etmiyorum, nasıl içimden geliyorsa öyle giyiniyorum :))) Öyle daha mutluyummm çünküü...{okul hariçç :(((( }
Üzerimdeki örgü yelek annemin eseridir, selocandan kaptım. Kardeşimle aramızda 2 yaş olunca hep birbirimizin kıyafetlerini giyeriz, benden 9-10 yaş büyük teyzemin kıyafetleri de dahil....Bizim kıyafetleri de teyzemin kızlarına veriririz...:))) Dert edilmez yani...Onun eşyası benim eşyam diye....Zaten bir t-shirt olmuş en fazla 5 tl'ye kaç kere giyeceğiz 2 kerede sıkılıyoruz...:S

Üsküdar MUSAHİPZADE SAHNESİ'nde Gizli Oturum' adlı oyunu izledik. Selocan'ın hocaları da vardı oyuncular arasında. Cennet cehennem arasında kalmış 3 insanın hayatlarını tahlil etmelerinden ibaret . Güzel bir oyun tavsiye ederim.
''İnsanın cehennemi yine insan'' doğru söze ne hacet.
Hayvandan zarar gelmediğine göre... { Tabii 4metrelik duvarı aşıp AYI'ların yanına girmediğin sürece, gazetede okudum koptum..:) }
Son olarak minibüsçü abinin 1 TL'ler için kendi geliştirdiği DIY projesi ile yazıma son veriyorum. Erkeklerde istenilen zaman, ihtiyaca göre DIY PROJELERİ oluşturuyorlarmış...MİNİbüse diy ancak bu kadar olur yani:))
Çenem düşmüş azcık :))))
Bu arada EDACANIM'a kaç seneden beri buluşalım diyorumm , biliyorum artık inandırıcılığım kalmadı ama büyük bir süprizle hop karşına çıkarım gülümmm :)))
SEEEE YOUUUU :=))))))

1 Kasım 2009 Pazar

Teyzemin çok uzun zamandır ucu gösterişli birkaç kolye istemişti. Takıcıları gezsem de içime sinen bir uç bulamadım.Sonunda kendim yapmaya karar verdim.

Kalın mukavvadan dikdörtgen kestim,
Aldim elime iğne ipliği siyah kumaşa gelişi güzel boncukları diktim.
Bu kumaşla da dikdörtgen parçamı silikon tabancası ile kapladım.


ilk yaptığım kolye çok hoşuma gidince bir kaçtane daha yaptım.
Aynı işlemi diğerleri içinde uyguladım







Üzerindeki YUSUFÇUK figürünü belkı hatırlarsınız,
Sanırım 1 sene öncesine kadar varolan MİRAYIN DEFTERİ adlı blog vardı, ( Şuanda blog kapatılmış :(() Orada çok güzel bir şekilde açıklanmıştı. Kum boncuklar ve çicek teli ile yapmıştım . 1seneden beri yeşil rengi ve başka renkleri beni beklemekteler.Broş yapmayı düşünüyordum ama teyzemin şanşıymış ::)











TEGV de astromoni eğitimine giren seco'ya













MİRAYIN DEFTERİ' nde gördüğüm yusufçuğun pembe-beyazı










Teyzeme yaptığımı kolyeyi beğenince seco'ya da yaptım ama o kolye derisini kesip taç olarak kullanmak istedi.




kolyeleri bitirdikten sonra şöyle bir karşıdan baktım :))))

EDOŞ ve BİLUŞ 'un buna benzer çok çalışmaları olmuştu

edoş için buraya
biluş için buraya

Aylar öncesi yayınlamışlardı,
Arkadaşlar kesinlike taklit değil yalnızca Eğitim Bilimlerinde (kpss çalışanlar bilir) GİZİL
ÖGRENME vardır. (Farkına varmadan öğrenme , bir süre sonra bir anda farkedersin öğrendiğini) Gizil öğrenme olmuş bende...
BUARADA ACAYİP EĞLENCELİ :)BENCE DENEYİN :))))
MUTLU PAZARLARR

29 Ekim 2009 Perşembe

Ben geldim huhuhuhuh

1gün 24 saat ten fazla olabilir mi acaba? Yoğun geçiyor günler, hareketlilik iyidir gerçi ama bazı şeylerden feragatlik etmek zorundayım o da maalesef blog oluyor, fotoğraf çekmek yazı yazmak en önemlisi nete girmek bazen çok zor geliyor. İşimi bitirip cup yatağa …

Uyku gibisi yok:))

Dolap toplama hastası olan ben, bazamın altını düzeltirken düz bir tshirt buldum, bizim kırtasiye dükkanı varken promosyon olarak vermiş mürekkep firması annemde poşetiyle atmış kenara…

Gel bakalım elime bebeğim dedim






Yakasını biraz oydum siyah biye geçtim

Kollar dâhil olmak üzere azcık daraltım, kol kenarlarını ve etek ucunu dikemedim, penyenin kendisi dönsün istedim

Üzerine de siyah kırmızı ve kottan fiyonklar yaptım diktim ,

(kot fiyonklar yıkandıktan sonra azcık kendinden geçtiler ama daha güzel oldular sankim)





t-shirt ve kot : sezgi
kemer: bakırköy pazarı
elimdeki ruj :)
ceket : mango

13 Eylül 2009 Pazar


Kottan Minik Çantalar yazımda bahsettiğim bunları her yerde görebilirisiniz dediğim fistodan çiçeklerime yapmaya ve kullanmaya devam ...


Bu fisto ve dantelleri geçen sene baya bir fazla 6-7 tane kocaman ruloları bir tuhafiyeden toplam 5tl ye almıştım.Hatta annem biraz tozlu olduklarını görünce aladım diye birazcık kızmıştı.Ucuz , tozlu mozlu ama çok sağlam ,dik ve her şekle girebiliyorlar.:))) Seviyorum onları...



Direk zincir yapmak istemediğim için biyerden sonra kurdela kullandım.Tabii kurdelayı sade kullanmak istemedim. Yine pembe ojem sağolsun. Noktacıklar yaptım:) Boncukları çiçekimizi:) de kondurduk mu tamam dır !!!






12 Eylül 2009 Cumartesi

......

Acımak yeni doğmuş bir çocuk olur, çırılçıplak,
Kasırganın yelesine sarılmış,
Ya da bir melek, görülmez atlarına binmiş göklerin,
Ve gider dört bir yana haber verir
Bu yürekler acısı cinayeti,
Göz yaşı savrulur esen yellerde.
Sebep yok onu öldürmem için,
Beni mahmuzlayan tek şey, kendi yükselme hırsım;
O da bir atlayış atlıyor ki atın üstüne
Öbür tarafa düşüyor, eğerde duracak yerde.

MACBETH/William Shakespeare










Seco'ya staj için kestiğim yeşil elbiseye uygun yeşil ip bulamayınca birden dikişten sıkıldığımı anladım. {Ben niye bir iş yaparken kendimi bu kadar çok kasıyorum anlamıyorum. Neyse bu diğer postun konusu :S } Topladım kumaş, iğne ,iplik vs.. Açtım ilk göz ağrım olan takı tezgahımı. Çoktandır takı yapmıyordum, özlemişim baya boncuklarımı ,kerpetenimi, zincirlerimi...




Elimde takıya dair ne malzemelerim var onları bile unutmuşum. Bakınırken ALTIN MASKEYİ buldum.

Seneler seneler önce biz daha minicikken Eminönü'nün daracık ama büyük sokaklarını keşfetmeye çalışırken aldığımız MASKE. Gördüğüm gibi kesinlikle benim tiyatrocu kardeşim Selocan'ın olmalı dedim. Gerçekten çok kaliteliymiş ki yıllardır poşet içinde duruyor ve tek bir kararma ibaresi yok !!!

Baştan yine aynı magazadan aldığımı hatırladığım altın zincirle bişeyler yapıcaktım ama çok kapattı . Maske ön planda olmalı diye düşündüm. Aslında adetim değildir takılarımda çok kullanmaya alışkın olmadığım fisto, kurdela ve dantel kullandım bu sefer. Bitince gördüm ki broşta olabilir ama Selocan kolye olarak kullanmak istedi. Kullandıkça da beni anar :)))




11 Eylül 2009 Cuma

Mustafa Sandal - Ateş Et ve Unut şarkısını tuttum :))
Durma çevir aşkın namlusunu bana..:))
Efendim buaralar canım sıkılıyor sebepsiz , nedensiz. Yazlıktayız hala. Güzel burasıda tam kafa dinlemelik gerçi ama..SIKILAN CAN İYİDİR,ÇABUK ÇIKMAZ demiş atalarımız :)))) Sıkılıyım ben sıkılabildiğim kadarıyla :)))
Neyse ben Mevsim değişikliğine ve düzensiz uykuya bağlıyorum sıkılan canımı :)))
Tatil günlerimin son günleri nasıl olsa...



Elimde 1.karede görmüş olduğunuz kot pantolonun muhtemelen baldır kısmından alınan parça geçti..Ne olur ki diye birbirimize bakar iken baldırdan kopma kumaş parçasıyla...

....senden miniminnacık çanta olur dedim ve aldım elime makası, iğneyi, fistoyu ve birazda sevgiyi :))) (kendin yap kendin gül buna denir)

EE bu kadar şey varken işin içinde böyle bir çanta çıktı. Azcık küçük max telefon ve cüzdan alabiliyorlar kendisi.

Ben kendimi dikemekte olduğum mor çiçekli şifon elbisem, kot ceketim , baldırdan

kopma çantam ve ayağıma çektiğim topuklular ile hayal ederken...

Sağol ablacım....!!!! sesiyle seco beni gerçek hayata döndürdü...
Seco ben onu aslında Nihan'a vericektim , diyene kadar Seco çantayı kapasitesini zorlamaya başladı bile..
-ALMAZ o I-POD u almaz canım, okadar şeyden sonra ALMAZ.. bi abla sözü dinle....




Seco'ya kaptırılan çantanın üzüntüsünü çekerken, bir baktım bu çantayı yapmışım..

Birde hızımı alamayıp fistolardan yaptığım çiçeklerin üzerlerine kırmızı ve pembe oje desen

yaptım. Baştan noktacıklar halinde başlayan desen çalışması uzayan fisto topuna, sıkılan

canda eklenince fırça darbelerine dönüştü.


Bunun kapasitesi : cüzdan ,telefon, I-pod , birde ruj , hadi birde kalem parfüm diyelim.At

atabildiğini değil tabii kii :))) Çantanın sapı içime sinmedi. Çok basit kaldı.Eve gidince daha dolu

dolu bir sap ile kullanıma hazır olucak inş...Birde çantanın üzerindeki çicekleri sık sık

görebilirsiniz, yapması çok zevkli ,duruşuda çok hoşuma gitti. Broş ve kemer yapmayı

düşünüyorum... Düşünüyorum ,düşünüyorum öyleyse VARIM :))))

ps: Ben bu sabah yani öğlen daha mutlu olmam ki dedim de oyüzden böyleyim maruz görün:)))









































27 Ocak 2009 Salı


Sevgili anneciğimin ilk kurdela işi...Havlu- fular işledi.Havlunun renklerini pek beğenmedik.Turuncular uymadı gibi geldi.Ama hoca demiş.Emir büyük yerdenn yani..Fuların işlemesi bitti,ama biraz daha işi var.Şuan bana (veya önce evlenene göre kardeşiminde olabilir) nişan bohçası işlemekte..Bittiği gibi onuda yayınlıcam..